Yıllarca başarıyla uygulanan kalp ameliyatları son yıllarda gelişen teknikler ve yeni kullanıma giren aletler neticesinde oldukça hızlı bir değişime uğramaktadır. Açık kalp ameliyatlarında standart olarak kullanılan teknik; göğüs kemiğinin tamamen açılmasıyken, son yıllarda küçük kesi ile yapılan ameliyatlar hem baypas hem de kapak cerrahisinde standart kesinin yerini almaktadır.
Standart kesiye göre çok küçük bir alandan yapılan bu ameliyatlarda sternum adı verilen göğüs ön duvarındaki kemik kesilmediği için göğüs duvarı bütünlüğü korunur. Bu da ameliyat sonrası en çok karşılaşılan sorun olan solunum sistemi problemlerinin çok daha az görülmesine neden olur.
Ameliyat esnasında ve sonrasında kanama miktarı çok düşük olup çoğu ameliyatta kan transfüzyonu işlemine gerek kalmadan hasta taburcu olabilir. Ameliyat tipine göre sağ veya sol meme altından, bazen köprücük kemiği altından, bazen de göğüs kemiği az açılarak yapılan yaklaşık 6-7 cm’lik kesiler ile gerçekleştirilen bu ameliyatlarda ağrı çok daha az olur.
- IMA (Internal Mamarian Arter): En sık tercih edilen ve yıllar içinde açık kalma oranları en fazla olan damardır. Göğüs kemiğinin hemen altında sağlı sollu seyreder, normalde memeyi ve göğüs duvarını besler.
- Radyal Arter: Ön kolun dış tarafında seyreden önemli bir atardamardır.
- Safen Ven: Bacak toplardamarı olarak bilinir. IMA’dan sonra en sık tercih edilen damardır.
- Diğer: İnferiyor epigastrik arter (internal iliak arterin dalıdır), Gastroepiploik arter (mideyi besler)
Koroner arter bypass cerrahisi deneyimli bir ekipce ileri teknoloji kullanarak güvenli bir şekilde yapılabilmektedir. Dünyada ve ülkemizde cerrahi ölüm oranları % 1’lerin altına inmiştir. Kalp özel yöntemlerle durdurularak kalp‐akciğer makinesine bağlanır. Bu süreçte başta beyin olmak üzere diğer organlar kalp‐akciğer pompasıyla kanlandırılırlar. Ameliyat bittikten sonra kalp yeniden çalıştırılır. Son yıllarda gelişen teknolojik imkanlar ve artan deneyim sayesinde Bypass ameliyatları kalbi hiç durdurmadan da yapılabilmektedir (Beating Heart). Bu hem ameliyat süresini kısaltmakta hem de olası komplikasyonların oranını düşürmektedir. Ameliyattan sonra hastalar yoğun bakıma alınırlar, birkaç saat sonra solunum cihazından ayrılırlar ve ertesi gün servisteki odalarına çıkmış olurlar. Ek risk faktörü fazla olan hastalar, yoğun bakım tedavilerinin ardından servise alınırlar. Önemli bir komplikasyon gelişmeyen hastalar 5‐6. gün taburcu edilirler. Ameliyatların cerrahi kesi olarak göğüs kemiğinin ortadan kesildiği veya minimal invazif teknikle yan taraftan küçük kesiyle yapılması mümkündür.